Bozkurtlar Otağı
 

Go Back   Bozkurtlar Otağı > TÜRKÇÜ BAKIŞ > Türkçü Bakış

Türkçü Bakış Türklük ve Türkçülük ile ilgili bilgiler, güncel haberler, yorumlar, değerlendirmeler vs..

Cevapla
 
Geri Bağlan Seçenekler
Alt 23-12-2010, 19:55   #1
Otağ Yöneticisi
 
Gökbörü - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 14.02.10
İletiler: 16
Standart Sıradan kürt rezillikleri.

Ülkenin genelinde kürt denilen hayvan namus cinayetleri ile tanınır ama cinayetlerin sebebi çoğu zaman arka planda kalır veya tam olarak anlaşılmaz. Ancak cinayetleri incelediğimiz zaman çoğu zaman mağdur eden değil, mağdur olanın öldürüldüğünü görürüz ve cinayeti işleyen kişinin de mağdur eden olduğu anlaşılır. Mesela bir kürt bacısına tecavüz eder ve sonra namusunu temizlemek için bacısını asar. Bize göre bu namus anlayışı sakattır ama güneydoğu bölgesinde sıkça rastlandığı için, belli ki oranın namus standardı bizimkinden bir hayli farklı.

Basında çıkan haberler arasıda, kendi bacısına veya torununa tecavüz eden, turistik bölgelerde turistleri taciz eden veya sebepsiz yere namus cinayeti işleyen kürt hayvanı ile ilgili haberleri bu başlık altında toplayıp insanımızı bilinçlendirelim. (Atış serbest)
Üye şimdilik çevrimdışı konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 23-12-2010, 19:59   #2
Otağ Yöneticisi
 
Gökbörü - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 14.02.10
İletiler: 16
Standart Güneydoğu’da 4 evden birinde ensest yaşanıyor

Alıntı:
GÜNEYDOĞU’DA 4 EVDEN BİRİNDE ENSEST YAŞANIYOR



Hakkari Üniversitesi tarafından düzenlenen ‘Kürt Kadın Kongresi’nde kadınların yaşadığı cinsel istismarlarla ilgili çarpıcı açıklamalar yapıldı.



KAMER (Kadın Merkezi) Başkanı Nebahat Akkoç, Doğu ve Güneydoğu Anadolu’da her dört evden birinde kadın ya da kızların ensest ilişkiyle cinsel istismara maruz kaldığını söyledi. Akkoç, “Bize başvuran yaklaşık 50 bin kadının yüzde 25'i aile içinde ensest ilişkiye maruz kalıyor. Bunun bir tabu olarak kabul edilmesinden dolayı şimdiye kadar bu dillendirilmedi” dedi.



Hakkari Üniversitesi'nin düzenlediği Kürt Kadın Kongresi'nin üçüncü gününün ilk oturumu yapıldı. Kongreye kadınların ilgi göstermediği ve salondaki koltukların boş kaldığı dikkat çekti. Oturumda konuşan ABD Akrom Üniversitesi Kürt ve Osmanlı Tarihi Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Janet Klein, ‘Tarihsel perspektifiyle Kürt milliyetçilik söyleminde kadın ve cinsiyet’ konulu bir bildiri sundu. Prof. Dr. Klein'in ardından kürsüye çıkan İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi Psikososyal Travma Birimi Başkanı Prof. Dr. Şahika Yüksel ise ‘Şiddet Mağduru Kadınların Yeniden Güçlenme Stratejileri’ başlıklı bir konuşma yaptı. Prof. Dr. Yüksel, konuşmasında tedavi ettikleri şiddet mağduru Mardinli bir hastasından söz ederek, aile içi cinsel istismarın kız çocukları üzerinde yarattığı köklü travmaya dikkat çekti.



‘KADINLARIN KATİLLERİ BİRİNCİ DERECE YAKINLARI’



Prof. Dr. Şahika Yüksel, sunumunda aile içi cinsel istismarın doğu, batı ayırmadan ülkenin genelinde çok yaygın olduğunu belirterek, yaşanan kadın cinayetlerinde katillerin genellikle kadınların birinci derece yakınları olduğunu söyledi. Yüksel, “Bu nedenle kadınlar en yakınlarından gelen bu tehlike karşısında hiçbir önlem alamamaktadır. Yaşadıkları baskı nedeniyle cinsel istismara maruz kalan kızlar, buna karşı direnemedikleri gibi en yakınlarındaki annelerine, kız kardeşlerine bile anlatmakta zorlanmaktadırlar" dedi.



‘KADINLARIN YÜZDE 25'İ ENSEST İLİŞKİ MAĞDURU’



Sunumların ardından söz alan KAMER Başkanı Nebahat Akkoç, cinsel istismarla ilgili çarpıcı açıklamalarda bulundu. Akkoç, Doğu ve Güneydoğu Anadolu'da kurdukları 23 kadın merkezine başvuruda bulunan 50 bin kadının yüzde 25'inin ensest ilişkiye maruz kaldığını belitti. 4 evden birinde kadınlar ile kızların ensest ilişkiye zorlandığını belirten Nebahat Akkoç, şunları söyledi:

“Bu çok büyük bir rakam. Ama ne yazık ki toplumun mevcut tabuları yüzünden bu konuda kimse yüksek sesle konuşamıyor. Cinsel istismarın milleti, yoksul zengin farkı, eğitimli eğitimsiz ayrımı yok. Toplumun her kesiminde ve her bölgesinde kadınlarımız şiddete maruz kalıyor. En sık karşılaştığımız şiddet türü namus cinayetleri. Ama bu cinayetlerin tek sebebi sanıldığı gibi bekaret tartışmaları yada aldatma sorunları değil. Asıl sorun kadınların o bölgenin yada ailenin şartlarına itaat etmeme sorunu. Bazen sadece ‘Sen çok süslü giyiniyorsun, bizim ailedeki diğer kadınları da baştan çıkarırsın’ korkusuyla kadınlar potansiyel tehdit olarak görülüyor ve öldürülüyorlar.”



‘AÇILIMDA KADIN SORUNUNUN ALGILANIŞI SAMİMİYETSİZ’


Konuşmasında ‘demokratik açılım’ sürecini de değerlendiren Nebahat Akkoç, “Bu süreçte konuşulmayan, değinilmeyen tek konu kadınlarımızın yaşadığı bu cinsel istismarlar, töre ve namus cinayetleri. Açılım sürecinde kadınlarla ilgili söylenen tek söz ‘Analar ağlamasın’ oldu. Ama bu samimiyetsiz ve romantik söylemle aslında kadınlar sadece ‘anne’ sıfatına büründürülerek ‘kadın’ olarak yaşadıkları sorunlardan uzaklaştırılmış oluyorlar. Halbuki kadın anne olarak da, eş olarak da, kız kardeş olarak da ağlıyor. Sadece ‘analar ağlamasın’ ekseninde olmak, samimiyetsiz ve sorunların çözümünden uzak bir söylem” diye konuştu.
ŞOK İDDİA: GÜNEYDOĞU’DA 4 EVDEN BİRİNDE ENSEST YAŞANIYOR
Üye şimdilik çevrimdışı konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 23-12-2010, 20:02   #3
Otağ Yöneticisi
 
Gökbörü - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 14.02.10
İletiler: 16
Standart Tecavüz ettikleri amca kızını asmışlar

Alıntı:
Diyarbakır’da amca çocukları tarafından tecavüz edilen, ardından da ahırda asılarak ‘intihar’ ettiği izlenimi verilen 15 yaşındaki Havva E. cinayetinin sanıkları, ağırlaştırılmış ömür boyu hapis ve 12 yıl hapis istemiyle yargılanıyor.


Diyarbakır’ın Kocaköy İlçesi’ne bağlı Sergen Köyü’nde oturan 15 yaşındaki Havva E., 29 Nisan 2009 günü evlerinin ahırında asılı bulundu. Yapılan otopside Havva E.'nin bakire olmadığı, ölmeden 1 ile 5 gün önce kızlığını yitirdiği belirlendi. Bunun üzerine soruşturma derinleştirildi ve olayın ‘intihar’ değil cinayet olduğu ortaya çıktı.

Hem tecavüz, hem de cinayeti gerçekleştirdikleri gerekçesiyle amcasının çocukları Mehmet E. ve Hüseyin E., sadece tecavüz olayına karıştığı gerekçesiyle yine amcasının oğlu 16 yaşındaki V.E. ile oğlu Mehmet ve yeğeni Hüseyin E.'ye ‘Kendisi intihar etsin veya siz ettirin’ diyerek azmettirdiği gerekçesiyle de amcası Abdurrahman E. tutuklandı.

Sanıklar baba- oğul Abdurrahman ve Mehmet E. ile Hüseyin E. ve V.E. hakkında dava açıldı. Yapılan DNA testinde, Havva E.’ye Mehmet E., Hüseyin E. ve V.E.’nin tecavüz ettiği belirlendi. Abdurrahman E.'nin de oğlu Mehmet E. ile yeğeni Hüseyin E.'yi cinayete azmettirdiği saptandı.


SANIKLARDAN BİRİ ÖLDÜ
Yargılama sırasında yaşı küçük olan V.E., bir süre cezaevinde kaldıktan sonra tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakıldı. Sanıklardan Mehmet E. ise cezaevinde yakalandığı bağırsak kanseri nedeniyle bir süre önce tedavi gördüğü hastanede yaşamını yitirdi.

Diyarbakır 2’inci Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen tecavüz ve cinayet davasının dünkü duruşmasına tutuklu sanıklar Abdurrahman E., Hüseyin E. ve tutuksuz yargılanan 16 yaşındaki V.E. katıldı. Duruşma V.E.’nin yaşının küçük olması nedeniyle kapalı oturumla gerçekleştirildi. Sanıklar savunmalarında suçlamayı kabul etmedi.


‘CESETTE DARP İZİ YOK’
Mahkeme heyeti daha sonra esas hakkında mütalaasını okuması için savcıya söz verdi. Savcı mütalaasında, asılarak öldürülen Havva E.’nin cesedine Dicle Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi’nde yapılan otopside silah yarası, dayak izi, cebir, boğma ya da boğuşma izinin bulunmadığını belirtti.

Otopsi sonucunda Havva E.'nin canlıyken asıldığı, bakire olmadığı, kızlık zarının kısa bir zaman diliminde 1 ya da 5 gün önce yırtılmış olduğunun tespit edildiği mütalaada belirtildi. Mütalaada, İstanbul Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi’nin raporunda, tırnak örneklerinden elde edilen Havva E. ve başka kişilere ait olabileceği değerlendirilen karışık DNA tiplerinin sanık Mehmet E. ve başka kişilere ait DNA profillerini içerdiği kaydedildi.

Durumun ölen Havva E.'nin ablası olan şikayetçi Mühbet E.’nin jandarma ve mahkemede alınan beyanlarından da anlaşıldığı kaydedilen savcının mütalaasında, sanıklar Mehmet E., Hüseyin E. ve V.E.'nin tecavüz ettikleri yer aldı.


ASMIŞLAR
Savcı mütaalasındada cezaevinde ölen sanık Mehmet E. ile diğer sanık Hüseyin E.'nin, amcalarının kızına tecavüz ettiklerinin ortaya çıkmamaması ve suçu gizlemek, delilleri ortadan kaldırmak ve yakalanmamak amacıyla Havva E.’yi asarak öldürdükleri ifade edildi. Mütalaada, Havva E.'nin amcası olan sanık Abdurrahman E.'nin hem oğlu Mehmet'e hem de yeğeni Hüseyin'e, “Kendisi intihar etsin veya siz ettirin” diyerek cinayete azmettirdiği, asma eylemini de Mehmet E. ve Hüseylin E.'nin gerçekleştirdiği belirtildi.

AĞIRLAŞTIRILMIŞ ÖMÜRBOYU İSTEMİ
Savcı mütalaasında, sanıklardan Abdurahman E.’nin ‘kasten adam öldürme’ suçuna azmettirmek, sanık Hüseyin E.’nin maktuleye karşı ‘çocuğun nitelikli cinsel istismarı’ ile ‘kasten öldürmek’ suçlarından ağırlaştırılmış ömürboyu hapis cezası, yaşı küçük olan V.E.’ye de tecavüz suçundan 12 yıla hapis cezası istedi. Sanıklardan Mehmet E.’nin ise yaşamını yitirmesi nedeniyle davasının düşürülmesi istendi.
Tecavüz ettikleri amca kızını asmışlar - Hürriyet Gündem
Üye şimdilik çevrimdışı konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 23-12-2010, 20:16   #4
Otağ Yöneticisi
 
Gökbörü - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 14.02.10
İletiler: 16
Standart Erkeklerle konuştuğu için 16 Yaşındaki Medine'yi Canlı Canlı Kümese Gömdüler

Alıntı:
16 Yaşındaki Medine'yi, Canlı Canlı Kümese Gömdüler






Adıyaman'da evlerinin bahçesinde oturur halde gömülü bulunan Medine'nin, ailesi tarafından bilinci açıkken canlı canlı toprağa verildiği ortaya çıktı



MALATYA - Türkiye’den dünyaya dün bir ‘Ortaçağ’ haberi geçildi: “Genç bir kız töre için diri diri gömüldü...” Adıyaman’ın Kahta ilçesinde aralık ayında evlerinin bahçesinde oturur şekilde gömülü bulunan 16 yaşındaki Medine’nin, ailesi tarafından toprağa ‘canlıyken gömüldüğü’ ortaya çıktı...
Türkiye’nin en vahşi töre kurbanlarından Medine Memi, henüz 16 yaşındayken ‘çok geziyor’ diye ailesinin gözüne batmaya başlamıştı. Babası ve dedesinden sık sık dayak yiyordu. Sonra bir gün aniden ortadan kayboldu. Ailesi, kızları için komşularına ‘kaçtı’ dedi, sonra da konuyu kapattı. Aradan yaklaşık 40 gün geçtikten sonra Adıyaman Emniyeti Medine’nin adını bir ihbarla duydu. 155’i arayan bir kişi genç kızın aile meclisi kararıyla Hürriyet Mahallesi’ndeki evlerinin bahçesindeki kümese gömüldüğünü söylemişti.
Polis Medine Memi için resmi kayıtlarda kayıp başvurusu yapılmadığını, ancak fırıncılık yapan dokuz çocuk sahibi Ayhan ve İmmihan Memi çiftinin, ikinci çocukları olan Medine için mahalleliye ‘kayboldu’ dediğini belirledi. Savcılıktan arama kararı alan polis, üzeri betonla kaplanmış olan tavuk kümesinde kazı yaptı. Kazıda, genç kızın oturur vaziyette, boğazına eşarp sarılı haldeki cesediyle karşılaşıldı.
Genç kızın yaklaşık iki ay önce polise giderek dedesi ve babasının kendisini dövdüğü gerekçesiyle şikâyet ettiği belirlendi. Erkeklerle konuştuğu gerekçesiyle dayak yediğini öne süren Medine’nin şikâyetinin ardından, dede Fethi Memi ve baba Ayhan Memi hakkında işlem başlatıldığı öğrenildi.
Töre cinayetinden kuşkulanan polis, anne İmmihan, baba Ayhan ve dede Fethi Memi’yi gözaltına aldı. Daha sonra anne serbest bırakılırken baba ve dede Fethi Memi tutuklandı. Baba ve dede, sevk edildikleri mahkemede susma hakkını kullandı.
Genç kızın cesedine, Malatya Adli Tıp’ta otopsinin ardından İnönü Üniversitesi Turgut Özal Tıp Merkez’inde mikroskobik inceleme yapıldı. İnceleme sonucunda genç kızın elleri bağlı ve canlı gömüldüğü belirlendi. Mide ve ciğerlerinde toprak olduğu belirlenen genç kızın kanında ilaç veya uyuşturucuya rastlanmadı. Vücudunda ciddi darp da olmadığı belirtilen genç kızın, gömüldüğünde hayatta ve bilincinin açık olduğu anlaşılmıştı. Yetkililer de vahşet karşısında dehşete düşmüştü:
“Sonuç ürpertici. Çünkü elimizdeki verilere göre, vücudunda ciddi darp izine rastlanmayan, kanında uyuşturucu veya zehirli bir madde bulunmayan genç kız elleri bağlı, canlı ve bilinci açıkken gömüldü. Zira genç kızın mide ve ciğerlerinde yoğun toprak belirlendi.”
Hiç okula gitmeyen ve bir fotoğrafı bile olmayan kızın yakınlarına göre ise olay töre vahşeti değil kazayla ölümdü: “Medine peş peşe dede ve babasından dayak yediğini iddia ederek polise şikâyetçi olmuştu. Bir tartışma sırasında kız başını duvara çarpmış ve ölmüş. Sonra da paniğe kapılıp bahçede kazdıkları çukura gömmüşler. İlk otopsisinde de kafasında ezilme vardı.”

‘Kızı koruyamadılar’
Mor Çatı Kadın Sığınağı Vakfı’ndan Canan Arın vahşeti şöyle yorumladı:
“Bu şekilde bir cinayetle ilk defa karşılaşıyoruz. Din adı altında erkek egemen değerlerin yükselmesiyle bu olaylar yaşanıyor. Kanunlara uyulmuyor. İçişleri Bakanı bu kızı koruyamadığı için istifa etmeli.”


Töreniz batsın: Ailesi Medine'yi canlı canlı toprağa gömmüş... / Türkiye / Radikal İnternet



Bu olay ayrıca dış basında da geniş yer buldu.
Teenage girl buried alive in Turkey for talking to boys - Telegraph
Üye şimdilik çevrimdışı konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 23-12-2010, 20:26   #5
Otağ Yöneticisi
 
Gökbörü - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 14.02.10
İletiler: 16
Standart Siirt'te bebeklere tecavüz terörü

Alıntı:
Pervari İlköğretim Yatılı Okulu'nun 8 öğrencisinin 3 yaşındaki bir kıza tecavüz edip öldürdükleri, iki yaşındaki erkek çocuğuna da tecavüz ettikten sonra ölüme terk ettikleri ortaya çıktı

Siirt, ilköğretim okulunda 4 kız öğrenciye aralarında okul müdür yardımcısını da bulunduğu 25 kişinin tecavüz etmesi olayının şokunu yaşarken, şimdi de Pervari İlçesi 9 ilköğretim okulu öğrencisinin karıştığı tecavüz ve cinayetle sarsıldı. Pervari'deki Atatürk Yatılı İlköğretim Bölge Okulu'nda (YİBO) okuyan ve yaşları 13 ile 14 arasında değişen 8 erkek öğrenci, uygunsuz fotoğrafını çekip şantaj yaptıkları aynı okul öğrencisi 15 yaşındaki kıza tehditle getirttikleri 3 yaşındaki kız çocuğuna tecavüz edip öldürdükleri ve 2 yaşındaki erkek çocuğa da tecavüz ettikten sonra derede ölüme terk ettikleri iddiasıyla tutuklandı. İnsanın kanını donduran Pervari'deki olay, geçen 15 Nisan 2009 tarihinde Pervari İlçe Emniyet Amirliği'ne başvuran H.S.'nin, 2 yaşındaki oğlu E.S.'nin kaybolduğunu bildirmesiyle çorap söküğü gibi çözüldü. Baba H.S. şikayetinde, “Dün akşam yemekten sonra evin alt kısmındaki depoda ben hayvanlara yem hazırlarken oğlum E.'yi kapı önünde bıraktım.

5 dakika sonra çıktığımda çocuğum kayboldu, tüm aramalara karşın bulamadım” dedi.

Bir gün arayla

Polis arama başlatırken, evin yakınında bulunan Pervari Askerlik Şubesi'nin güvenlik kamerasına ait görüntüleri incelemeye aldı. İlçede aramaların yoğunlaştığı sırada minik E.S.'nin, YİBO öğrencileri tarafından Serkani Deresi Mevkii'nde bulunduğu haberi geldi. Çamurlu ve elbiselerle, donmak üzereyken bulunduğu belirtilen E.S. yapılan muayenesinde vücudunun çeşitli yerlerinde kesik ve çürükler olduğu görüldü ve tecavüze uğradığı saptandı.

Polis, E.S'ye tecavüz olayını çözmeye çalışırken bir gün sonra Pervari İlçe Emniyet Amirliği'ne ikinci bir kayıp çocuk ihbarı geldi. Bu kez tecavüze uğrayan E.S.'nin amcasının 3 yaşındaki kızı A.S. esrarengiz şekilde kayboldu. Olay ilçede duyulunca A.S.'nin ailesini arayan bir kişi, “Ben o çocuğu 13-14 yaşlarında bir kızla birlikte Serkani Deresi yönüne gittiğini gördüm” dedi. Polisler ve ilçe halkından yaklaşık 200 kişi Serkani Deresi çevresinde minik A.S.'yi aramaya başladı. Derenin üst kısmında bulunan havuzun kenarında minik A.S.'nin cansız bedeni bulundu. Yapılan otopside minik kızın, tecavüz edildikten boğularak öldürüldüğü belirlendi.

Polis birer gün arayla meydana gelen iki olayın da birbiriyle bağlantılı olduğunu belirleyerek, tecavüz edildikten sonra öldürülen A.S.'nin en son yanında görülen 13-14 yaşlarındaki kızı aramaya başladı. Amca çocukları olan iki kurbanın evlerinin yakınındaki Pervari Askerlik Şubesi ve bir akaryakıt istasyonun güvenlik kamerası kayıtları yeniden incelemeye alındı. Görüntülerde iki çocuğun da kaybolmadan hemen önce 13-14 yaşlarında bir kız çocuğuyla birlikte Serkani Deresi yönüne gittikleri, bu kızın öldürülen minik A.S.'yi kucağında taşıdığı saptandı. 2 minik çocuğun babaları, bu kızın, diğer kardeşlerinin kızı olan yeğenleri, Pertek Atatürk YİBO öğrencisi o dönem 14 yaşında olan D.S. olduğunu teşhis etti. Gözaltına alınan D.S., 2 kuzenine tecavüz edip birini öldürenlerin, kendisi gibi YİBO'da okuyan ve o tarihte yaşları 13 ile 14 arasında değişen öğrenciler olduğunu söyledi.

9 öğrenci tutuklandı

YİBO öğrencileri savcının talimatıyla gözaltına alındı. İfadelerinde çoğu sınıf arkadaşı olan 8 erkek öğrencinin, aynı okulda okuyan kız öğrenci D.S.'nin kırda uygunsuz halde fotoğrafını çekip şantaj yaptıkları ve kendilerine cinsel ilişkiye girmeleri için küçük çocuk getirmesini istedikleri ortaya çıktı. İfadelere göre tecavüz ve cinayet olayı şöyle gelişti:

Kız öğrenci D.S., önce amcasının oğlu 2 yaşındaki E.S.'yi, Serkani Deresi'ne getirip 8 erkek öğrenciye teslim etti. Öğrenciler çocuğa sırayla tecavüz ettikten sonra öldürmek için dereye batırıp çıkardı ve boğulduğunu sanarak orayı terk edip kaçtı. Ertesi gün herkes E.S.'yi ararken yeniden dere kenarına giden 8 öğrenci, çocuğun ölmediğini görünce ilçe merkezine götürüp onu bulmuş gibi bıraktı.

Henüz 3 yaşındaydı

Aynı gün D.S.'yi yine tehdit eden 8 erkek öğrenci, bu kez kendilerine küçük yaşta kız çocuğu getirmesini istedi. D.S. de diğer amcasının 3 yaşındaki kızı A.S.'yi “Sana cips alacağım” diyerek kandırıp getirerek 8 öğrenciye teslim etti. Minik A.S.'ye sırayla tecavüz eden öğrenciler, ardından onu boğarak öldürüp cesedini havuz kenarına bıraktı. Haklarında işlem başlatılan 9 öğrenci 'cinayet', 'çocuğun nitelikli cinsel istismarı', 'Çocuğun nitelikli cinsel istismarına yardım etmek', 'hürriyeti tahdit' suçlamasıyla tutuklandı.
Skandal! Siirt'te bebeklere tecavüz terörü haberi | Haber Aktüel - Son Sürat Haber, haber, haberler
Üye şimdilik çevrimdışı konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 23-12-2010, 20:27   #6
Otağ Yöneticisi
 
Gökbörü - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 14.02.10
İletiler: 16
Standart Siirt'te biri 10 yaşında 76 çocuk anne oldu

Alıntı:
TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu Başkanı Zafer Üskül'ün, çocuklara yönelik iki ayrı taciz ve tecavüz olayının ortaya çıktığı Siirt'te yaptığı incelemeler sonrası hazırladığı rapor bir başka gerçeği ortaya çıkardı.





RİFAT BAŞARAN

Raporda, 2008’den 2010’un nisan ayı sonuna kadar 18 yaşından küçük 76 çocuğun doğum yaptığını, bunlardan biri 10 yaşında olmak üzere 15’inin 12-15 yaş aralığında olduğu belirtildi.
TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu Başkanı Zafer Üskül, TBMM Kadın Erkek Fırsat Eşitliği Komisyonu Başkanı Güldal Akşit, Siirt’e giderek Gazi İlköğretim Okulu’nda öğrenim gören dört kız çocuğuna yönelik tecavüz olayı ve Pervari’de yatılı bölge ilköğrenim öğrencilerinin birisi 2, diğeri 3 yaşında iki çocuğa tecavüz olayı ile ilgili incelemeler yaptı. İncelemelerini raporlaştıran Üskül, bölgede yaşanan bir başka acı gerçeği kamuoyunun dikkatine sundu. Raporda, olaydan sonra adli ve idari anlamda yapılabilecek her şeyin yapıldığı belirtilerek, asıl sorunun olayın yaşandığı dönemde kendisini gösterdiği belirtildi. Emniyet Müdürlüğü yetkililerinden Siirt’te 18 yaş altı doğum bilgilerinin alındığı belirtilen raporda, “2008 yılı içerisinde Siirt’te 18 yaşından küçük 31 kişi doğum yapmıştır. Bunların 5’i 12-15 yaş arasındadır. 2009’da bu rakam 28 olup birisi 10 yaşında olmak üzere 6’sı 10-15 yaş aralığındadır. 2010’da dört aylık bölümünde ise dördü 12-15 yaş arasında olmak üzere 18 yaşından küçük 17 kişi doğum yapmıştır. Hamilelik sürecinin de göz önüne alınması durumunda kızların çocukluk dönemlerinde evlendirildikleri ve bunun kabul gördüğü bir realitedir. Bu sosyal olgu karşısında tüm yönetim kademelerinin bunu önleyecek bir sistem geliştirmeleri, tedbirler almaları gerekmektedir” dedi. Raporda ayrıca, kız çocuklarının yaşam biçimlerinin okul idaresi tarafından ortaya çıkartılmamasının vahim olduğundan söz edilerek, “Öğrenciler tarafından dillendirilen bir konuda müdür ve müdür yardımcılarının ve diğer öğretmenlerin haberinin olmaması, ya öğrenciler ile aralarındaki kopuluğu göstermektedir, ya da bazı şeylerin bilinmesine rağmen göz ardı edildiği gibi bir izlenim doğurmaktadır” dendi.



Siirt'te biri 10 yaşında 76 çocuk anne oldu / Türkiye / Radikal İnternet
Üye şimdilik çevrimdışı konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 23-12-2010, 20:30   #7
Otağ Yöneticisi
 
Gökbörü - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 14.02.10
İletiler: 16
Standart Siirt'te ikinci dehşet : 8 çocuk 2 bebeğe tecavüz etti

Alıntı:
Siirt'te ikinci tecavüz vakasında kurbanlar bebek, zanlılar çocuk: Sekiz YİBO öğrencisi bir kızın çıplak resimlerini çekip 'Bize çocuk getir' dediler. Kız iki ve üç yaşındaki iki kuzenini eliyle 'tecavüz ve ölüm'e teslim etti

“Benden üç -dört yaşlarında çocuk istediler istediler. Amcamın iki yaşındaki oğlunu götürdüm. Niye kız getirmiyorsun dediler, üç yaşındaki kuzenimi de götürdüm...”

“Bize saçları kıvırcık bir çocuk getirdi. Havuzun yanına götürdük. Sırayla hepimiz tecavüz ettik. Sonra içimizden biri birkaç kez havuza sokup çıkardı. Çıkardığında ölmüş olduğunu gördük...”
Bunlar, insanın kanını donduran bir filmden konuşmalar değil. Bir süre önce 14 kişinin tutuklandığı dört küçük kıza tecavüz skandalının ardından Siirt görülmemiş bir vahşetle gündemde: Pervari ilçesindeki Atatürk Yatılı İlköğretim Bölge Okulu’nda (YİBO) okuyan 13-14 yaşlarındaki sekiz erkek öğrenci, çıplak fotoğrafını çekip şantaj yaptıkları kızdan ‘kendilerine çocuk getirmesini’ istedi. 15 yaşındaki kız, bu kişilere biri iki diğeri üç yaşında iki kuzenini teslim etti. Sekiz öğrenci üç yaşındaki kızı tecavüz edip boğdu, iki yaşındaki erkek çocuğu da tecavüzün ardından ölüme terk etti.

Geçen yıl Siirt henüz ‘tecavüz’le manşetlere çıkmamıştı. 15 Nisan 2009 günü H.S. adlı bir baba Pervari İlçe Emniyeti’ne iki yaşındaki oğlu E.S.’nin kaybolduğunu bildirdi. Baba, “Dün akşam yemekten sonra hayvanlara yem hazırlarken oğlum E.’yi kapı önünde bıraktım. Beş dakika sonra çıktığımda çocuğum kaybolmuştu, bulamadım” dedi.

Polis arama başlatırken, evin yakınında bulunan Pervari Askerlik Şubesi’nin güvenlik kamerası incelendi. Aramalar sürerken minik E.S.’nin, YİBO öğrencileri tarafından Serkani Deresi mevkiinde bulunduğu haberi geldi. Çamurlu elbiseleriyle, donmak üzereyken bulunan iki yaşındaki erkek çocuk, hastaneye kaldırıldı. Vücudunda kesik ve çürükler vardı, tecavüze uğradığı saptandı.

Bir gün sonra Pervari polisine ikinci bir kayıp çocuk ihbarı geldi. Üstelik kaybolan, E.S.’nin amcasının üç yaşındaki kızı A.S.’ydi. Olay ilçede duyulunca A.S.’nin ailesini arayan bir kişi, “Ben o çucuğun 13-14 yaşlarında bir kızla birlikte Serkani Deresi yönüne gittiğini gördüm” dedi. Polisler ve ilçe halkından yaklaşık 200 kişi bölgede minik A.S.’yi aramaya başladı. Saat 20.00 sıralarında derenin üst kısmında bulunan havuzun kenarında minik A.S.’nin cansız bedeni bulundu. Tecavüz edilip boğulmuştu.

Polis öldürülen A.S.’nin en son yanında görülen 13- 14 yaşlarındaki kızı aramaya başladı. Amca çocukları olan iki kurbanın evlerinin yakınındaki Pervari Askerlik Şubesi ve bir akaryakıt istasyonun güvenlik kamerası kayıtları da yeniden incelendi.

Kameradaki kız yabancı değil...

Görüntülerde iki çocuğun da kaybolmadan hemen önce 13- 14 yaşlarında bir kız çocuğuyla birlikte Serkani Deresi yönüne gittiği, bu kızın öldürülen minik A.S.’yi kucağında taşıdığı saptandı. Çocuklarının ölümüyle yıkılan iki baba, güvenlik kamerasındaki kızı görünce bir şok daha yaşadı. Bu kız diğer kardeşlerinin kızı olan yeğenleri D.S.’ydi.

O zaman 14 yaşında olan Atatürk YİBO öğrencisi D.S. gözaltına alındı. D.S. kuzenine tecavüz edip birini öldürenlerin, kendisi gibi YİBO’da okuyan ve o tarihte yaşları 13 ile 14 arasında değişen H.T., Y.Ş., H.T., M.T., M.K., C.Ş., S.G. ve A.F.K. olduğunu söyledi. YİBO öğrencileri savcı talimatıyla gözaltına alındı. İfadelere göre vahşet şöyle gelişti:

Kız öğrenci D.S., önce amcasının oğlu iki yaşındaki E.S.’yi, Serkani Deresi’ne götürüp sekiz erkek öğrenciye teslim etti. Öğrenciler çocuğa tecavüz ettikten sonra dereye batırıp çıkardı ve öldü diye terk edip kaçtı. Ertesi gün herkes E.S.’yi ararken yeniden dere kenarına giden sekiz öğrenci, çocuğun ölmediğini görünce ilçe merkezine götürüp onu bulmuş gibi bıraktı.

Aynı gün D.S.’yi yine tehdit eden sekiz erkek öğrenci, bu kez küçük yaşta kız çocuğu istedi. D.S. de diğer amcasının üç yaşındaki kızı A.S.’yi ‘Sana cips alacağım’ diyerek kandırıp çocuklara götürdü. Minik A.S.’ye sırayla tecavüz eden öğrenciler, ardından onu boğarak öldürüp havuz kenarına bıraktı.

D.S. ve sekiz erkek öğrenci önce Çocuk Esirgeme Kurumu’nda gözlem altına alındı, ardından ‘cinayet’, ‘çocuğun nitelikli cinsel istismarı’, ‘çocuğun nitelikli cinsel istismarına yardım etmek’ ve `hürriyeti tahdit’ suçlamasıyla tutuklandı.

Adli Tıp Kurumu da çocuklarla ilgili ‘yaptıklarının bilincinde oldukları’na dair rapor verdi. Pervari Savcılığı hazırladığı fezlekeyi dava açılması için Siirt Savcılığı’na gönderdi.

‘Fotoğrafımı çektiler’

İki ve üç yaşındaki iki kuzenini ‘tecavüz’e teslim eden kız öğrenci D.S.’nin itirafları:

“Bir gün YİBO’nun üst tarafında fidan dikmek için gitmiştik. Fidan poşetlerini toplarken iki erkek öğrenci yanıma geldi. Bana adımı sordular, kendi adlarını söyledi. Fotoğrafımı çekmek istediler. İzin vermedim. Daha sonra bunlar beni iterek yere düşürdü. Biri eşofmanımı çıkardı, biri üzerime uzandı. Bu şekilde fotoğrafımı çektiler. 13 Nisan 2009 günü Kültür Merkezi önünden geçerken onları gördüm. Yanıma gelerek benden onlara kız ya da erkek üç -dört yaşlarında bir çocuk getirmemi istediler. Nedenini sorduğumda, ‘Bu seni ilgilendirmez’ deyip, bana para vereceklerini söylediler. Önce getirmeyeceğimi söyledim. Fakat benim ellerinde bulunan ve İ.’yle olan fotoğrafları aileme göstereceklerini söyleyerek tehdit ettiler. Aileme zarar vereceklerini söylediler. Ben de korktuğum için çocuk getirmeyi kabul ettim. Amcamın oğlu olan E.S.’yi kapının önünden kucağıma alarak, buluşmayı planladığımız yere gittim. Serkani Deresi’ne doğru yoldan biraz uzaklaştık. Patika yol üzerinde durdum ve E.’yi yere bıraktım. İ. ve Y. orada saklanmış bekliyorlardı. Daha sonra tekrar eve döndüm. Akşam E.’nin kaybolduğu haberi duyuldu.

Ben Kültür Merkezi önünde duran Y. ve İ.’yi tekrar gördüm. Bu sefer onların yanına ben gittim. Y. ve İ. bana ‘Niye erkek çocuk getiriyorsun?’ dedi. Ve bana küçük kız çocuğu getirmemi yoksa yine ve aileme zarar vereceklerini söylediler. Ben yine bu çocukların tehditlerinden korktuğum için bu sefer eve giderek yengemin (diğer amcasının) kızı olan A.S.’yi yanıma aldım. Ona kendisine cips alacağımı söyledim.

E.’yi bıraktığım yerden biraz daha yukarı bir yere A.S.’yi bıraktım. Ve ardından tekrar eve döndüm. Zaten o günün akşamında A.S.’nin havuzda boğulduğu haberini duydum. Çok pişmanım.”

‘Havuza atıp bastırdık’

Tecavüz ve cinayetle suçlanan öğrencilerden 14 yaşındaki Y.Ş.’nin itirafları:

“7. sınıf öğrencisiyim. Bir tatil günü ben ve arkadaşlarım S., M., C., H., H., F. ve M. çarşıya indik. Cem büfenin önünde D. isminde daha önce tanıştığımız kızla karşılaştık. S., F., ve C., D.’den bize bir çocuk getirmesini istedi. Yoksa kendisini öldüreceğimizi söyledik. Biz bu çocuğu cinsel arzularımız için istemiştik. D. ‘Tamam’ dedi. Çocuğu bize getireceği günü önceden kararlaştırmıştık. D. yanındaki çocukla beraber ilçenin girişindeki dereye geldi. D.’nin getirdiği, saçları kıvırcık iki yaşlarında bir çocuktu. D. çocuğu bize verdikten sonra biraz sonra gelip alacağını söyledi. D. bizim yanımızdan ayrıldıktan sonra biz çocuğu yukarıda bulunan küçük bir havuzun yanına götürdük. Herkes çocuğa sırayla tecavüz etti. Ben de tecavüz ettim. Daha sonra S. bu çocuğu birkaç kez havuza atıp çıkardı. Bir ara çıkardığımızda ölmüş olduğunu gördük. Orada çocuğu havuzun dışında bırakıp ayrıldık. Çok pişmanım.”

Olay yaşandığında 14 yaşında olan S.G.’nin itirafları:

“7. sınıf öğrencisiyim. Ben bir gün Pervari çarşısında gezerken daha önce tanımadığım D. isminde bir kız ile Y., A., K., F., H. ve H. kardeşler konuştular. D.’den kendilerine tecavüz etmek için bir çocuk istediler. D. de ‘Tamam’ dedi. Bunun üzerine D.’nin bir gün küçük çocukla ilçenin çıkışında bulunan dereye geldiğini gördük. Biz de yanına gittik. D. bize çocuğu verdikten sonra ‘Bunu götürün tekrar gelip alacağım’ dedi. Bunun üzerine ben Y., M., F., H ve H., kardeşler, C., çocuğu alarak ağaçların arasına götürdük. Orada hepimiz çocuğa tecavüz ettik. Kız çocuğunu da tecavüz ettikten sonra F., C., ve H. havuza attı. İlk önce attıklarında kız ölmemişti. Daha sonra bastırdılar suyun altına doğru, kızın öldüğünü gördük. Kızı havuzdan çıkardık, ben ‘Kızı havuza atmayın, D.’ye verin’ dedim. Çok pişmanım.”
Siirt'te ikinci TECAVÜZ DEHŞETİ yaşandı | Haber5.com - Gerçek ve Özgürlükçü
Üye şimdilik çevrimdışı konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Seçenekler

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
İletinizi Değiştirme Yetkiniz Yok

[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı



Saat: 04:46.


© 2010 Bozkurtlar Otağı | Tanrıdağ